Gözlerinin Birinde Kamera Varmış
Temmuz 16, 2008 9:40 am Hikayeler, Denemeler
Söylemistim sana, ask benim kurtulusum, solugum, özgürlügümdür, diye. Bu siradan, bu bayagi hayattan, bu günlük, bu insani haysiyetsiz birakan korku ve kaygilardan, hesaplardan, kendimi korumak için girdigim rollerden, baskilardan, askimla çikabilirim ancak; ask benim için ya hep ya hiçtir, diye.
Çünkü ben sizler gibi olamadim bir türlü. Sizler çok “duygusalsiniz! ” Hormonlarinizin size her mevsim oynadigi küçük oyunlara kapilip âsik oldugunuza inaniyor ve hemen kapilip gidiyorsunuz; ya da sizler ask diye birbirinizi kulllanarak hayatin sizde açtigi yaralari iyilestiriyor, yipranmis benliklerinizi onariyorsunuz. Sonra da geçip giden yazlarin ardindan ve güçlenmis egolarinizla hesapli ve korunakli iliskilerinize geri dönüyorsunuz. Beraberliklerinizin ya da ask sandiklarinizin ardinda hep bir dönüs kapiniz açik sizin. Sizler mevsimlik asklarinizdan geriye oldugunuz gibi geri dönersiniz. Bense çiktigim yolculuktan sakatlanmis olarak dönerim! Hiçlige… ve bir kez daha ölmüs olarak. Tipki seninle yasadiklarimdan sonra hissettigim gibi… Söylemistim, sana duydugum ask, içimde derin ve ölümüne bir kök saldi diye. Sense benimleyken hayatin sende açtigi yaralari iyilestirmis, yipranmis benligini onarmis, kirginliklarini, korkularini, zaaflarini bana yüklemis, sana güven veren, korunakli iliskine geri dönmüstün. O kötü enerjini geçirdigin sahipsiz bir toprak olmustum sana…
Onu sevdigimi anladim, ona dönmeliyim, demistin. Simdi benim kanimla yeniden güçleniyor iliskiniz. Simdi ona okudugun, ama benim sana yazdigim ask siirleriyle, öyküler ve yenidendogus efsaneleriyle besleniyor yakinliginiz. Simdi iliskinize benim çaresizligim, itilmisligim heyecan katiyor. Benden sevgini esirgeyerek, beni ölümün kucagina birakarak ona döndün. Ne farki var öyleyse beraberliklerinizin, iliskilerinizin bu asagilik, bu adaletsiz, bu esaret dolu hayattan? Iliskiniz benim safdisi edilmemle taçlaniyor simdi… Safdisi etmek! .. Bu hayati ne güzel özetliyor! ..
Bilmeni isterim, sandigin gibi sadece kadinlar askla sevistikleri erkeklere baglanmaz, kimi erkekler de askla sevistikleri kadinlara baglanirlar. Savruk yillarin soldurdugu bedenimin simdi sana umutsuzca baglandigi gibi…
Uzun süre sana âsik olmamak için direndim. Sonra bu direnmeye daha fazla dayanamayacagimi anlayinca açtim kapilarimi. Ve kendimi hiç korumadan yasamaya basladim seninle. Çünkü buydu benim için askin dogasi. Kimse kendini korumaz. Ya hep ya hiçtir ask. Ve askta yarin yoktur. Birlikte yolculuga baslanir: Içerilere, kalplere, çocukluga. Sefkatin ve sevginin esirgendigi günlere. Sonra o sevinçli istiraba… Bense sana inanmis, kalplerimize bu yolculugu yaparken seni yanimda sanmistim. Oysa sen benimle bu yolculuga çikarken ardinda hep açik bir kapi birakmistin; kaybolmamak ve çok aci çekmemek için ve sonra güvenli, korunakli iliskine geri dönebilmek için. Oysa sevgili, böylesi yolculuklara çikarken geriye bakilmaz, tereddütlere düsülmez… Yitirmeyi ve çok aci çekmeyi göze almadan kimse kurtulamaz bu adaletsiz hayattan, bu sefil esaretten… Kimse gerçekten âsik olamaz.
Ben yitirmeyi ve çok aci çekmeyi göze aldigim bu yolculukta, bu inancimin coskusunu yeniden yasamak için her defasinda gözlerine bakmistim. Yazik, görememisim, gözlerinin birinde kamera varmis! ..
Simdi sen hiçlige biraktin beni. Ben bu hiçligin içinden çikip çok güç de olsa varligimi, yani özgürlügü yeniden bulabilirim. Ya sen sevgili, gözünden hiç çikarmadigin o kamerayla ve çok aci çekmekten ve yitirmekten hep korkarak yasarsan nasil kurtulacaksin bu esaretten, bu adaletsiz dünyadan? ..
cezmi ersöz
